Hello everyone! I am a little late with my Wednesday walk post this week. But yesterday evening, I had a really nice walk, and today I want to share it with you. Sometimes, even a simple walk can make us feel so much better.
Herkese merhaba! Bu hafta Çarşamba yürüyüşü paylaşımıma biraz geç kaldım. Ama dün akşam gerçekten çok güzel bir yürüyüş yaptım ve bugün bunu sizlerle paylaşmak istiyorum. Bazen basit bir yürüyüş bile insana çok iyi gelebiliyor.
I usually like walking in the morning or in the evening. But it had been a long time since my last evening walk. Yesterday, I finally went out again. And of course, after only a few minutes, I started asking myself the same question: Why don’t I come here more often?
Genelde sabahları ya da akşamları yürüyüş yapmayı seviyorum. Ama uzun zamandır akşam yürüyüşüne çıkmamıştım. Dün sonunda tekrar çıktım. Ve tabii ki daha birkaç dakika geçmeden kendime yine aynı soruyu sormaya başladım: Ben neden buraya daha sık gelmiyorum?
I think this happens to many of us. Sometimes, leaving the house feels difficult. We have work to do, things to finish, and many little excuses. But once we go outside and start walking, we remember how good it feels.
Sanırım bu durum çoğumuzun başına geliyor. Bazen evden çıkmak zor geliyor. Yapılacak işlerimiz, bitirmemiz gereken şeyler ve bir sürü küçük bahanemiz oluyor. Ama dışarı çıkıp yürümeye başlayınca bunun ne kadar iyi geldiğini tekrar hatırlıyoruz.
For the last week or ten days, I haven’t been going to swimming or Pilates. My sessions finished, and I need to register again. I decided to take a short break and rest a little. Hopefully, I will start both again next week.
Son bir hafta, on gündür yüzmeye ve pilatese de gitmiyorum. Seanslarım bitti ve yeniden kayıt yaptırmam gerekiyor. Ben de biraz ara verip dinlenmeye karar verdim. İnşallah haftaya ikisine de tekrar başlayacağım.
But I don’t want to spend this break without moving. So I thought walking would be a good idea. I am happy because I walked yesterday, and today I am going out for my second walk. I hope I can continue this little routine.
Ama bu arayı tamamen hareketsiz geçirmek de istemiyorum. O yüzden yürüyüş yapmanın iyi bir fikir olacağını düşündüm. Çok şükür dün yürüdüm, bugün de ikinci yürüyüşüme çıkıyorum. Umarım bu küçük düzeni devam ettirebilirim.
Yesterday started with a beautiful sky. The sunset was amazing. There were pink, orange, and purple colors everywhere. I stopped for a moment and took a photo. Sometimes, Istanbul gives us such beautiful skies that we just want to stand and watch.
Dün çok güzel bir gökyüzüyle başladı. Gün batımı muhteşemdi. Her yerde pembe, turuncu ve mor renkler vardı. Bir an durup fotoğraf çektim. Bazen İstanbul bize öyle güzel gökyüzleri sunuyor ki sadece durup izlemek istiyoruz.
When I arrived at Sular Vadisi in Başakşehir, it was slowly getting dark. People were coming to the park after work. Some were walking, some were running, and others were sitting and resting. The park was becoming a little busier every minute.
Başakşehir’deki Sular Vadisi’ne vardığımda hava yavaş yavaş kararıyordu. İnsanlar iş çıkışı parka gelmeye başlamıştı. Bazıları yürüyordu, bazıları koşuyordu, bazıları da oturup dinleniyordu. Park her geçen dakika biraz daha kalabalıklaşıyordu.
I really like seeing people outside like this. After a long day, everyone finds a different way to relax. Some people want to exercise, and some just want fresh air. I think both are good. The important thing is to leave the house and enjoy a little time outside.
İnsanları böyle dışarıda görmek gerçekten hoşuma gidiyor. Uzun bir günün ardından herkes farklı şekilde dinleniyor. Bazıları spor yapmak istiyor, bazıları sadece temiz hava almak istiyor. Bence ikisi de güzel. Önemli olan evden çıkıp biraz dışarıda vakit geçirmek.
The weather was also very nice. Last week, Istanbul had very heavy rain. There were floods in different parts of the city, and sadly, people lost their lives. It was a difficult time. I hope we never see such sad days again. This week, the weather is much better, and I am thankful for that.
Hava da çok güzeldi. Geçen hafta İstanbul’da çok şiddetli yağmurlar vardı. Şehrin farklı yerlerinde seller yaşandı ve maalesef hayatını kaybeden insanlar oldu. Zor günlerdi. Umarım böyle üzücü günleri bir daha yaşamayız. Bu hafta hava çok daha güzel ve bunun için şükrediyorum.
It almost feels like summer again. I know we are in autumn, but the air is still soft and pleasant. I didn’t feel cold while walking. It was one of those evenings when you don’t want to go home too early.
Neredeyse yeniden yaz gelmiş gibi. Sonbaharda olduğumuzu biliyorum ama hava hâlâ yumuşak ve çok güzel. Yürürken hiç üşümedim. Hani bazı akşamlar olur ya, insan eve erken dönmek istemez. İşte öyle bir akşamdı.
I walked along the red paths between the trees. Some leaves were already turning yellow, and a few had fallen on the ground. The lights made everything look warm and peaceful. I love this part of autumn. The trees slowly change color, and the park looks different every week.
Ağaçların arasındaki kırmızı yürüyüş yollarında yürüdüm. Bazı yapraklar sararmaya başlamıştı, bazıları da yere dökülmüştü. Işıklar her yeri sıcak ve huzurlu gösteriyordu. Sonbaharın bu halini çok seviyorum. Ağaçlar yavaş yavaş renk değiştiriyor ve park her hafta biraz daha farklı görünüyor.
I also passed the small lake in the park. The trees and lights were reflecting on the water. It was very quiet and beautiful. I stopped to take a few photos. I always enjoy these little details during my walks.
Parkın içindeki küçük göletin yanından da geçtim. Ağaçların ve ışıkların yansımaları suyun üzerindeydi. Çok sakin ve güzeldi. Birkaç fotoğraf çekmek için durdum. Yürüyüşlerimde böyle küçük detayları fark etmeyi çok seviyorum.
There were also a few cats around. One of them was walking near the path, and of course, I took its photo too. Istanbul and cats are almost impossible to separate. Even during a simple evening walk, you can meet a little furry friend.
Etrafta birkaç kedi de vardı. Bir tanesi yürüyüş yolunun yakınında dolaşıyordu ve tabii ki onun da fotoğrafını çektim. İstanbul’u kedilerden ayrı düşünmek neredeyse imkânsız. Basit bir akşam yürüyüşünde bile küçük tüylü bir dostla karşılaşabiliyorsunuz.
I walked for about one hour and fifteen minutes. When I checked my steps, I saw that I had walked around 7,800 steps. I was really happy with that number. For me, it was a good walk, especially after taking a break from my usual exercise routine.
Yaklaşık bir saat on beş dakika yürüdüm. Adımlarımı kontrol ettiğimde yaklaşık 7.800 adım attığımı gördüm. Bu sayı beni gerçekten mutlu etti. Özellikle normal spor düzenime biraz ara verdikten sonra benim için gayet güzel bir yürüyüştü.
I know I need to move more often. When I stop exercising for a while, I start feeling a little lazy and slow. Walking helps me feel active again. It also helps me clear my mind. Sometimes, I don’t even notice how quickly time passes when I am walking.
Daha sık hareket etmem gerektiğini biliyorum. Bir süre spor yapmayınca kendimi biraz tembel ve ağır hissediyorum. Yürüyüş yeniden hareketli hissetmeme yardımcı oluyor. Aynı zamanda zihnimi de dinlendiriyor. Bazen yürürken zamanın nasıl geçtiğini bile fark etmiyorum.
After my walk, I went back home. I usually don’t eat anything in the evening, so I didn’t prepare a meal. I just wanted to rest and enjoy the nice feeling after walking. It was a simple evening, but I felt good.
Yürüyüşten sonra eve döndüm. Genelde akşamları bir şey yemediğim için yemek hazırlamadım. Sadece biraz dinlenmek ve yürüyüş sonrası o güzel hissin tadını çıkarmak istedim. Çok basit bir akşamdı ama kendimi iyi hissediyordum.
I think we sometimes forget that taking care of ourselves doesn’t always need a big plan. A short walk, some fresh air, a beautiful sky, or a quiet moment in a park can be enough to make our day better.
Bence bazen kendimize iyi bakmak için büyük planlara ihtiyacımız olmadığını unutuyoruz. Kısa bir yürüyüş, biraz temiz hava, güzel bir gökyüzü ya da parkta sakin bir an bile günümüzü güzelleştirmeye yetebiliyor.
Do you enjoy morning walks or evening walks more?
Siz sabah yürüyüşlerini mi, yoksa akşam yürüyüşlerini mi daha çok seviyorsunuz?



