scrobble.life
← All reviews
Movie

Fütursuzca İzlenmesi Gereken Filmler #29: Gran Torino (2008)

Review by @hknyasar · 3049d · of Gran Torino

image source


Hello everybody. I am talking about films, in this series. I will criticism about films I watced. Actually, it is not exactly criticism. It is more like comment. Because I am not critic. I just talking about films. I say features or scenes what I liked. If I watched another films by the same director, I tell about them too.


Herkese merhaba arkadaşlar. Sndbox için türkçe bir film serisi bu. Seri bayağı uzun sürecek büyük ihtimalle. Önce eski hazırladığım listedeki hoşuma giden filmlerden bazılarını paylaşacağım sonra da yeni filmler izledikçe sürekli olarak her gün ekleyeceğim onları seriye. Daha önceden de sndbox a film serisi yapmıştım ama onu ingilizce yazıyordum. Bu türkçe olacak. Bu postta eskiden yazmış olduğum filmlerden biri olan Gran Torino filminden bahsediyorum. Eski yazdığımı okuyan olmuştur belki.


image source


Size yalnız akşamlarınıza eşlik edecek, kahvenizi yudumlarken izleyebileceğiniz, hani şöyle değişik bir film olsa da izlesek diyeceğiniz anlar için ya da lan birisi steemitte yazmıştı şöyle bir film dur bir açıp izleyim bakayım neymiş diye düşüneceğiniz anlar için güzel bir film serisi bu. İzlediğim filmlerden böyle biraz değişik olanları, yani bu fularlı kesim nasıl diyorsa işte biraz sanatsal olanları sizlerle paylaşacağım bu seride. Filmler üstüne biraz konuşacağım. Gerçi pek beceremem film yorumu yapmayı ama kendi çapımda izlerken hissettiklerimi anlatacağım işte size. Fazla da kasmaya gerek yok.

Biraz filmin konusundan bahsedeyim. İnatçı yaşlı adam Walt Kowalsky çevresi tarafından hep geçimsiz biri olarak bilinmektedir. Geçmişte katıldığı savaşın ardından uzun yıllar geçmesine rağmen etkilerini bir türlü atlatamamış ve Kore’nin çorak topraklarında yaşadığı pek çok şeyi hafızalarından silememiştir. Yani Clint abimiz hırçın huysuz adamı oynuyor burada. Gazi unvanı almış olsa da gerçek benliğini Asya topraklarında bırakmak zorunda kalmıştır. Asyalılara karşı yaşadığı savaştan sonra sürekli ön yargılı ve kin dolu gözlerle bakan yaşlı adamın oturduğu evin yanına Koreli büyük bir aile taşınır ve burada Thao isminde ki genç bir çocuk ile kısa zaman içerisinde aralarında baba oğul ilişkisine kadar uzanacak bir arkadaşlık pekişir. Filmin adından da anlaşılacağı gibi, olaylar Walt’ın göz nuru olan Gran Torino‘ su Thao tarafından çalınma teşebbüsü üzerinden gelişiyor…


image source


Clint Eastwood bu filmde hem kendisi oynuyor hem de yönetmenliğini yapmış. Oyunculuğuna diyecek yok zaten ustanın. Filmin adalet duygusunu sorgulama biçimi çok iyi.. Adaletin mümkün olmadığı, sadece zamanı kurtarmak açısından bir şeyler yapılabileceği ve yine her şeyin aynı şekilde devam edeceği öyle açık verilmiş ki, sırf bu yüzden bile izlenir bu film. Bunun haricinde filmde pek abartılı sahneler ya da süslü sözler yok. Sevgisiz bir adamın iletişim kurabileceği insanlar çıkabilir karşısına ve onları benimser.. Bu kadar yani.. Ama filmin sonu filmi anlamlı kılıyor. Ustanın izlediğim diğer filmleri: The Good The Bad The Ugly serisi yani Dolar Üçlemesi, Unforgiven, Million Dollar Baby. Bayağı bir filmi var Clint abimizin. Hepsini izlemeye kalksak ki ben bunu düşünmüyor değilim ve her gün bir film izlesek birkaç ayımızı alır sanırım. Neyse azizim uzattım lafı kendinize iyi bakın. Graciasss Amigosss...




Voted by
  • @sndbox
  • @voronoi
  • @monomyth
  • @hansikhouse
  • @mindfreak
  • @tarikhakan55
  • @emrebeyler
  • @orelmely
  • @erb
  • @damla
  • @hknyasar
  • @playitforward
  • @leotrap
  • @dovlet
  • @mrblinddraw
  • @dbzfan4awhile
  • @luvabi
  • @selin8
  • @luoq
  • @trdaily
  • @jeffbernst
  • @elizacheng
  • @lgm-1
  • @somethingburger
and 16 others

Comments

No comments yet — be the first.